Özge Efendioğlu/ Ocak 2009/ İstanbul
İÇ Kİ… (Şarap..)
“Mısırlıların bira sevgisi Eski Yunan'da devam edememiştir. Yunanlılar şarabı tercih etmişlerdir. Onları takiben Romalılar tarihçi Tacitius'un kaydettiğine göre birayı barbar içkisi ilan etmişler, tanrıların içkisi olarak benimsedikleri şaraba devam etmişlerdir.”
ŞİİR BAĞLARI
“Sıkıldım” dedim sustu. “Artık hep sıkılıyorsun” dedi. “Hep sıkılmıyorum. Bazen sıkılıyorum. Bilmiyorum. Yorgunum. Kafam karışık.”
Büyüyordum. Giderek kötüye gidiyordu. Çocukluk aşkım, çocukluk arkadaşıma mı dönüyordu?
En azından mevsim iyiydi. En nihayet bozkıra sahiden bahar gelmişti. Kanımız damarlarımızda öyle hızlı akıyordu ki, sığamıyorduk kabımıza; atıyorduk kendimizi sokaklara.
Gecelerden bir gece masamıza uzun saçlı bir genç adam oturdu.
Kendine bir şişe kırmızı şarap söyledi ve bira bardaklarımıza şaşarak baktı.
“Bu içtiğimiz şeyde ne buluyorduk?”
Sevgilim ona şimşek gibi bir bakış fırlattı.
“Bizi bozar” dedi “hem tanrıların içkisi sana yakışır”
Şarap içen adam gök gibi gürledi.
“Tanrı yalnız suyu yaratmıştı” diye cevapladı “Şarabı insanlar yarattı. ” (1)
Dışarıda bir yağmur başladı. Ben öylece kalakaldım. Gök gürledi, şimşek çaktı. Şimşeklerden biri kadehindeki kırmızı şarabı aydınlattı. Tuhaftı. Ne olmuştu?
Dedi ki “Ey zahit şaraba eyle ihtiram, insan ol cihanda bu dünya fani”(2)Dedim ki “ Sağ olun, biz bira içiyoruz”
Önce saatine sonra gözlerimin içine içine baktı. Hayır dedi siz de şarap içiyorsunuz.
“Saat on ikiden sonra,
Bütün içkiler şaraptır.”(3)
Kalakaldım. Bakakaldım. Şaşakaldım. Ne olmuştu?
Kalktık. Eve giderken kendi kendime mırıldanıyordum..
“…Kandil geceleri kandil oluruz
Kandilin içinde fitil oluruz
Hakkı göstermeye delil oluruz
Fakat kör olanlar görmez bu hali”(2)
Çocukluk arkadaşım o an fark etmişti. Dehşet içinde bana döndü ve şöyle dedi,
“Bugün kandildi ve anneanneni aramayı unuttun.” .
Güldüm, kızdı.
Gecelerden o gece, bir başka gece; ev arkadaşımın doğum günüydü. Evimiz misafir, dolabımız tıka basa bira doluydu. O elinde üç şişe şarapla geldi. Gözlerimin içine baktı. Bana bir haller olmuştu. Kalbim öyle bir hızlı çarptı ki, masadakiler sesini duyacaklar sandım.
Şarabı kadehlere doldurdu ve şöyle dedi;
“Bu özel bir şarap. Dionysos’un doğum günü şerefine.”
Usulca uzanıp kadehteki içkiden bir yudum aldım.
“Burnumu şaraba sokmuştum; katiyen sarhoştum. “(4)”
Odama koştum. Soluklandım. Hani bahardı bu yağmur da nerden çıkmıştı?
Birden her yer karanlığa gömüldü. Elektrikler kesilmişti. Odamdan çıktım. Birine çarptım. Kucağına düştüm. Çakmağı çaktı. Yüzü aydınlandı.
“Kan yasası bu insanın:
Üzümden şarap yapacaksın
Çakmak taşından ateş
Ve öpücüklerden insan! “(5)
Ağzı şarap kokuyordu. Ağzım şarap kokuyordu. Öpüştük.
Ne olmuştu? “Kadehe şiir”(6) dolmuştu.
Bütün ışıklar yandı. Bütün odalar yüzler sözler aydınlandı. Ve biz aydınlandık. Elektrikler gelmişti. Peki bu sessizlik de neydi? Döndüm baktım. Çocukluk arkadaşım ve diğerleri hayretler içinde bize bakıyordu.
“Açılmamış bir şarap şişesiydim
Ki öyle kaldım
Acımı köpürtmedim
İçime sağdım
Gözyaşlarımı göstermedim
Ki sildim
Özgürlüğüm beni tutsak düşürdü
Başaramadım.
İçimde kara kara bulutlar sallandı
Ki sallandılar
Dışarı yağamadım
Ve yenildim ve sustum” (7)
Açılmamış şişeleri de içtik o gece; bittik.
Ertesi sabah uyandığımda çocukluk aşkım gitmiş, giderken bana bir not bırakmıştı. Şöyle yazıyordu.
" şarabı sev ,
tütünü incitme
beni de, unut artık” (8)
Üstüne soğuk bir bardak su içtim. Geçmedi. Bir bardak daha. Yetmedi. Bir bardak daha. Oracığa oturdum. Bir an sonra yine sarhoştum. Yine ne olmuştu? Bu sarhoşlukla önce gülümsedim, sonra yatağa dönüp uzun uzun ağladım. Uyuyakalmışım.
Kapı sesine uyandım. Geceydi. Şiş gözlerle açtım. Baktım. Kapının önünden açılmamış bir şişe şarap bana gülümsüyordu. Üstündeki notta uzun saçlı şarapçı şairin el yazısıyla şöyle yazıyordu.
“Sofular haram demişler bu aşkın şarabına
Ben doldurur ben içerim günah benim kime ne..”(9)
Ne olmuştu, kadehe şiir dolmuştu.
NOT: Karakterler uydurma, hikaye kurmacadır. Şiir dizelerinin sahipleri ise aşağıda..
Şiir bağları:
1- Victor Hugo
2-Harabi
3- Cemal Süreyya
4-Atilla ilhan
5-Can Yücel
6-Baudelaire der ki Şarap "şişedeki şiir"dir.
7-Edip Cansever
8-Refik Durbaş
9-Nesimi
Tags:
Share
Facebook
You need to be a member of inzumca to add comments!
Join inzumca