Gidişatın hızlanan akışında, yaşamlarımızın dünyaya “getirisini” sorgulamaya zaman bulamadan sürükleniyoruz.
Bizler, gündelik telaşların koşuşturması içerisinde sürüklenirken, bilincimizi akışına kaptırmış olduğumuz zaman, hızlanarak ilerliyor.
Daha bilinçli yaşanılmasına dair düşünmeye vakit ayıramadığımız her bir gün;
Zihinlerimizin ve geleceğimizin kurumasına katkı sağlamaktadır.
İnsanlığı her geçen gün daha da zora sokan kopukluk ve tahammülsüzlük, yüzleşmeyi devamlı ertelediklerimiz korkularımızla beslenmektedir.
Tükettiklerimizin hızlanan artışı eşliğinde, “var oluşumuz” kıymetsizleşmekte, anlamsızlığa kapılmaktadır.
Var olduğumuz andan itibaren yüklendiğimiz ezberlerden ötürü farkında olamamaktayız;
Yükümlülükleri yerine getirebilmek için zamanın asla yetmediğinden muzdarip olsak bile,
Şu an durup düşünme zamanıdır.
Geçiş arifesinde olduğumuz çağ, birlik çağıdır.
İnançlara, Dillere, Sınırlara, Sınıflara, Partilere, bölünmüşlük insanlığın ilerlemesini son derece yavaşlatmış olsa da bireysel hırs ve karmaşa içerisinde bulunan bu dünya, gelen yeni nesil ile değişecektir.
Dünyanın gidişatını sorgulamadan, varlığımızı bir olmak adına ortaya koymadan,
daha yaşanılası bir dünya var edilemeyecektir.
Sahip olunan tüm farklılıklara rağmen;
Ortak bir gaye için buluşmak, dünyamızın geleceği üzerine birlikte düşünmek ve beraber davranmakla, yaşamsal gereklilikler yüzeye çıkartılacaktır.
Bizler kimi zihinlerde henüz üzeri örtülü olan, ortak sorunlarımızı yüzeye taşımakla, dünyanın sürüklendiği bu çözümsüzlüğe daha sağlıklı bir tavır oluşturulabilineceğine gönülden inanmaktayız.
Mutluluk ve huzurun kurulabileceği bir dünya beklemekte.
Birlik içinde doğruya daha çabuk kavuşmamız için, bizimle birleşiniz.
şafak atahan.
Tags:
Share
Facebook
You need to be a member of inzumca to add comments!
Join inzumca